28 Ağustos 2008 Perşembe 05:05:29
Türkçe | English

Beton zeminler maruz kaldıkları yüklemeleri direkt olarak alt zemine iletmektedir.Bu nedenle alt zeminin özellikleri zemin betonunu birinci derecede etkilemektedir.Yapı tasarımında da zemin özellikleri en az bina konstrüksiyonu kadar önemli olmasına rağmen bu noktada ihmaller yapılmakta ve ihmaller tamiri zor, pahalı zararlar meydana getirmektedir.
Tabii zeminler heterojen bir yapıya sahip oldukları için farklı noktalarda farklı oturmalara meydana gelmektedir.Aynı zamanda zemin oturmaları bazen çok uzun sürebilmektedir.İyi bir alt zemin için zeminlerin plastik, elastik ve daha önce maruz kaldığı yüklemelerden meydana gelen özelliklerin çok iyi saptanması gerekmektedir.Bu kadar hassas olan alt zemin tasarımında göçme ve aşırı oturmalara sebep olmayacak optimum bir zemin elde edilmelidir.Tüm bu özellikler daha doğrusu belirsizlikler zemin davranışlarını matematiksel bir ifade ile tanımlanmasını güçleştirmektedir.
İnşaat yapılacak olan zeminin numuneler alınarak sınıflandırılmalıdır.İnşaat müh. amaçları açısından Birleştirilmiş Zemin Sınıflandırma Sistemi (USC) en çok kullanılan sistemdir.Yol müh. uygulamaları için ASHO zemin sınıflandırma sistemi kullanılmaktadır.ASHO sistemi yol kaplama altı dolgu malzemesi ve alt yapısı olarak değerlendirilmesi amacı ile geliştirilmiştir. 
Zeminleri genel olarak iri daneli(çakıl, kum) ve ince daneli (silt, kil) olarak ayırabiliriz.İri daneli zeminleri granülometrilerine, ince daneli zeminleri ise su muhtevasına ve Atterberg limitlerine( likit limit, plastik limit, büzülme limiti) göre sınıflandırabiliriz.
Farklı oturmalar genel olarak binada çatlaklara, sıva dökülmelerine, doğrama eğilmelerine zemin beteonunun çatlamasına ve hatta kırılmasına yol açmaktadır.

Zeminlerin sıkışma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

* Zemin danelerinin sıkışması
* Zemin boşlukluklarındaki hava ve suyun sıkışması
* Hava ve suyun çıkmasıyla hacmin azalması
Zeminler düşey doğrultuda bir sıkışmaya maruz kaldıkları için laboratuvarda yapılan Ödometre deneyinde zeminlerin düşey yükler altındaki konsolidasyonu tayin edilmektedir.
İnce daneli zeminlerin permeabilitesi düşük olduğu için, yüklenen zeminden suyunun dışarıya çıkması yavaş olacak ve sıkışma zamana bağlı olarak gelişecektir.Kumların sıkışması oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir.
Zeminin kaymaya mukavemeti ise, göçmeye izin vermeden karşılayabileceği en büyük kayma gerilmesidir.Kayma mukavemeti tayininde en çok kullanılan ve basit olanı Mohr-Coulomb göçme kriteri olmaktadır.
Yapılan laboratuvar deneyleri sonucunda istenilen şartlara uymayan zemin özelliklerinin iyileştirilmesini iki ana gruba ayırabiliriz:
* Tabii zeminin katkı maddeleri ( kireç, çimento, baca külü, kimyasal maddeler gibi) ile zemin özelliklerinin iyileştirilmesi.
* İstenilen zeminin özelliklerine göre sahip zeminin başka bir sahadan ariyet olarak olarak inşaat sahasına getirilmesi.
Başka bir sahadan kazılarak getirilecek olan zeminin itina ile serilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yapılacak olan bu dolgu yüksek porozite, permeabilite, sıkışabilirliğe ve düşük mukavemete sahip olur.Bunun yanısıra zemin hetorejen bir yapıya sahip olacak ve değişik noktalarda büyük oturmalar meydana getirecektir. Bu nedenle toprak dolgu inşaasında zeminin sıkıştırılarak yerleştirilmesi gerekmektedir.Özellikle zeminin cinsi, su muhtevası ve sıkılık derecesine dikkat edilmelidir.Kompaksiyon sırasında zemin içindeki su miktarı arttıkça danelerin birbirine göre hareketi kolaylaşmakta fakat birbirlerine yaklaşması zorlaşmaktadır.her iki etki düşünülmeli ve zemin optimum su muhtevası ihtiva etmelidir.Kohezyonlu (siltli, killi zeminler için su muhtevası önemli olmasına rağmen kohezyonsuz zeminler için daha az önemlidir.
Zemin tabakalar halinde serilmeli ve kalınlığı 15-50 cm arasında kalmasına dikkat edilmelidir. Bu değer ortalama 30 cm civarında olmalıdır.Genel olarak kohezyonsuz zeminler titreşimli silindirler, kohezyonlu zeminler de ise keçi ayakları iyi sonuç vermektedir.
Sıkıştırılan toprak dolguların arazideki sıkılık derecesini saptamak için değişik yöntemler geliştirilmiştir.En yaygın olarak kullanılanlar:
* Kum şişesi yöntemi
* Balon yöntemi
* Yağ (veya su) yöntemi
* Nükleer aletler
olmaktadır.

Usulüne göre yapılmış kontrollü bir toprak dolgu şu özelliklere sahip olmalıdır:
* Kendi ağırlğını ve uygulanan dış yükleri güvenlikle taşımaya yeterli mukavemete sahip olmalı.
*Yük altındaki oturma ve deformasyon müsaade edilebilir seviyelerin altında olmalıdır.
* Aşırı şişme ve büzülme göstermemeli
* Mukavemet ve sıkışabilirlik özelliklerini kullanım ömrü boyunca koruyabilmeli
* Fonksiyonuna uygun permeabilite ve drenaj özelliklerine sahip olmalıdır.
* İnşa edilecek beton zeminde eğim isteniyorsa alt zemininde eğimli inşası gereklidir.
* aksi takdirde alt zemin kod toleransları + - 2 cm yi geçmemelidir.

Alt zeminin taşıma mukavemeti şantiye ortamında pratik olarak ölçülebilir;
Saatte 4-6 km hızla giden, çift akseli, yüklü, tekerlek taşıma yükü 50 kN olan bir kamyon alt zeminde yürüdüğünde, tekerleklerin mm olarak yere batması, alt zeminin MN/m² olarak taşıma mukavemetini gösterir.

Teker batışı mm MN/m² olarak alt zeminin taşıma mukavemeti 
1 mm 120 MN/m²
1,5 mm 90 MN/m²
2 mm 75 MN/m²
4 mm 60 MN/m²
5,5 mm 45 MN/m²
8 mm 30 MN/m²
* Alt zemin gro beton olarakta hazırlanabilir

1b) AYIRICI TABAKA ( POLİETİLEN TABAKA) :

** Beton tabakasıyla alt zemin arasındaki ilişkiyi kesmek için 0,2 mm kalınlığında polietilen (naylon) çift kat olarak , kırışıksız bir şekilde, beton atılacak alt zemin üzerine serilmelidir .Bu işlem aşağıdaki faydaları getirecektir.
** Betonun, zamanla optimal mukavemetini kazanması için gerekli olan suyun alt tabaka tarafından emilerek kaybolmasını engeller.
** Alt tabakadaki nem vs. gibi problemlerin beton tabakasına yansımasını engeller ki bu ilerde epoxi yapılması düşünülen bir zemin için şarttır. Çünkü bu nem yapılan epoksi tabakasının kalkmasına sebebiyet verir.
** Alt zemin gro beton veya eski beton ise, bu zemindeki çatlaklar, ayırıcı tabaka yok ise, muhakkak taze beton tabakası tarafından alınacaktır.
** İki tabaka arasındaki sürtünmeyi azaltır.
** Ayırıcı tabaka kullanılır ise derz aralıkları daha fazla tutulabilir. 

1c) KENARLIKLAR:

Kolon ve duvar kenarları gibi tüm eski beton
kısımlarının taze betondan klimaflex ayırımı
Beton bilindiği üzere ilk döküldüğü zaman meydana gelen hidratasyon ısısından dolayı genleşir. İşte bu genleşme esnasında diğer

yüzeylere basınç uygular bu basıncın absorbe olmasını sağlar
Betonların farklı çalışması neticesi meydana gelecek çatlakları engeller
Taze beton suyunun, eski beton tarafından emilerek, kaybolmasını engeller

1d) DONATI 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

çelik elyaf dramix -dramix in beton mikserine karışımı 

Çelik donatı : Statik hesaplarından sonra donatı plana uygun olarak yapılır

Çelik Hasır : Bütün paspayları ve sehpalar çelik hasırın sehim yapmayacağı şekilde yerleştirilmelidir. Eğer yeterli miktarda sehpa ve paspayı konulmaz ise çelik hasır beton içinde eğik olarak kalır ve zaman içersinde çatlamalara sebebiyet verir.
Şap ve beton tabakalarında çelik hasır çatlakları ve deformasyonu engelleyemediği gibi, kurallara uygun yerleştirilmemiş bir hasır şap veya beton plakada zayıf noktalar meydana getirerek çatlaklara da sebebiyet verebilir. Alman DIN 18560 kısım 4725 normlarında da genelde şap için hasıra ihtiyaç olmadığı ve çatlakları engelleyemediğide belirtilmiştir.

Çelik Elyaf Dramix: zemin betonlarında her geçen gün demir donatının yerini almakta olan celik elyaf donatı, betonun çekme mukavemetini demir donatıya nazaran daha çok artırdığından rötre çatlaklarının azalmasına etkili olduğu gibi yapılan homojen bir karışım neticesinde demir donatıdaki olabilecek hatalı donanım mahsurlarınıda ortadan kaldırarak çok boyutlu bir donatı işlevini görmektedir.
Yapılan statik hesap sonucunda 1m³’betona karıştırılacak dramix miktarı belirlenir. Dramix beton içersine iyi bir şekilde karıştırılmalıdır.Karışım esnasında miksere atılan dramix yavaş yavaş ve mikserin dönüş hızına göre ayarlanmalıdır.Dramix direk olarak betona karıştığından dolayı çelik hasır gibi meydana gelebilecek olan aksilikler oluşmaz.Dramix beton içersinde tüm boyutlarda çalıştığı için betona ayrı bir esneklik kazandırır özellikle sıcaklık değişimi fazla olan yerlerde beton içi bir kalkan görevi görür.

Polipropilen elyaf: Eski yapılarda yapılan araştırmalar neticesinde, dış sıvalarda , şap ve beton plakalarda kullanılalan harçlarda, asırlarca, çatlamaya karşı hayvan kılları ve saman kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu fikrin ışığı altında, bugünkü teknolojik imkanlar kullanılarak beton teknolojisine yeni bir ürün kazandırılmıştır.

• Beton kalitesini yükseltir
• Sekunder donatı görevi yapar
• Betona üç boyutlu dağılarak üç boyutlu donatı görevini yapar
• Betonda eşit olarak dağıldığından bütün alanı kaplayan donatı görevini yapar
• Rötre ve sünmeden meydana gelen çatlakları azaltır
• Taze betonun su tutması kapasitesini artırır
• Betonun su geçirimsizliğini artırır
• Basınç ve çekme mukavemetini artırır
• Demir gibi paslanmaz
• Elektrik akımını geçirmez ve manyetik değildir
• Stabil bir yapı ve sonsuz ömre sahiptir
• Kullanımı gayet basit olup her m³ betona 1 paket katılarak bir süre karıştırmak yeterlidir.

Almanyadaki beton kalite kontrol enstitüsünün 719 /90 nolu kalite kontrol belgesine göre, yapılan deneylerde polipropilenli ve polipropilensiz betonlarda elde edilen sonuçlar. 

 

 

 

 

1e)ÇALIŞMA DERZİ ve DİKİŞ DONATILARI: 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir beton iş gününde beton inşası planlanan alan için çalışma derzleri ile hazırlanır.
Çalışma derzlerine, iki beton plakanın kayma ve çökmesini önlemek için dikiş donatıları konulur.
Kalıplar söküldükten sonra, iki beton plakanın sorunsuz birleşimi için, derz kesme makinasıyla sökülen kalıp yerleri düz bir şekilde kesilir.

1f) BETON DÖKÜMÜ VE SIKIŞTIRILMASI: 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beton santralinden gelen hazır beton dökümü yapılır. Şişe vibratörlerle iç vibrasyon yapılarak beton sıkıştırılır. Şişe vibratör dik olarak yavaşça betona sokulup, beklemeden, aynı şekilde yavaşça ve dik olarak çıkarılmalıdır.

1g) LASERLE KODLARIN ALINMASI VE MASTARLANMASI: 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Firmamız, Türkiyede eskiden beri uygulanmakta olan klasik anolu, satranç sistemi diye adlandırabileceğimiz beton döküm sistemi yerine, hali hazırda Avrupada kullanılan Monoblok sistemiyle beton dökümünü ve mastarlanmasını uygulamaktadır.
Kod toleransları TSE de bulunmadığından, firmamız Alman DIN Normları nı baz almaktadır. Tabela için Alman DIN 18202 kod toleransları tabela 3 tıklayınız.

Anolu satranç sistemi Monoblok sistemi
* Kodlar alınarak anolar kurulur
* Anolardaki oynamalar kod farklılıklarına sebebiyet verebilir
* Vibrasyonlu mastar kullanılıyor ise, yapılan yüzeysel vibrasyon betondaki ince agreganın yüzeye çıkmasına neden olarak betonun homojenliğini bozar
* Anolar neticesinde, inşa planında olmayan zorunlu ve zararlı yapı derzleri teşekkül eder.
* Dibe kadar inen yapı derzleri derz dolgu maddesiyle doldurulsa dahi, uygulamada, sıvıların zamanla sızıntı yaptığı ve bu sızıntıların zamanla betonu deforme ettiği görülmüştür.
* İki ano betonu filiz demirleriyle kaynatılsa dahi, zamanla kaymaların olduğu tespit edilmiştir.
* Anolar çıkarılırken ne kadar dikkat edilirse edilsin kırılmalar olmakta buda iki beton plakanın kaynamasında sorunlara sebebiyet vermektedir * Beton dökümü esnasında laserle sürekli kodlar alınır
* Kodlar laserle sürekli kontrol altındadır

*Aluminyum mastarlarla mastar çekilir, vibrasyon olmadığından betonun homojenliğini etkilemez

*Anolar olmadığından, derz planına sadık kalınarak , zorunlu yapı derzleri teşekkülü engellenir
* Böyle bir sorunu hazırlayıcı yapı derzleri olmadığından bu sorunlada karşılaşılmaz.

* Monoblok sistemde böyle bir sorun yoktur ve filiz demirlerinden tasarruf edilmiş olur.
* Akabinde, Monoblok sistemle yekpare tek büyük bir beton tabakası elde edilerek daha sağlıklı bir zemin inşa edilmiş olacaktır

1h) PERK veya DORSİDUR YÜZEY SERTLEŞTİRİCİLERİN YÜZEYE SERİLMESİ: 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mekanik bir sisteme sahip olan PERK SERPİCİ kullanılarak serilme işlemi homojen ve eşit olarak yapılır. Klasik usuldeki serpme metodu kesinlikle kullanılmaz. Serpme metodu gözkararıyla olduğundan bazı yerlerde istenilenden kalın ve bazı yerlerde istenilenden ince sertleştirici tabaka elde edilmektedir, bu şekilde ince tabakanın haliyle daha çabuk aşınması neticesi, yüzeyde istenmeyen deformasyonlar meydana gelecektir.

1i) DİSKLEME ve PERDAHLAMA
Perdah makinalarıyla yüzey sertleştirici disklenerek yüzeye entegre edilir ve akabinde perdahlama işlemi yapılır. Yüzeyin çok parlak istenmemesine dikkat edilmelidir. Çünkü çok parlak bir yüzey elde edebilmek için perdahlama işleminin haddinden fazla yapılması gerekli olup, bu şekilde yüzeyin yanmasına sebebiyet verilmektedir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1k)BETONUN BAKIMI:
Betonun mukavemet kazanabilmesi için, taze betonun ilk priz alma safhası boyunca sıvı halde suya ihtiyacı vardır. Bu süreçte taze beton hızlı bir su kaybı sürecine girer eger bu önlenemez ve bu süreçteki gerekli su buharlaşarak kaybolur ise beton yeterli mukavemetini kazanamaz.
Ayrıca bakımın mecburiyetini gerektiren ikinci bir faktörde buharlaşma ile suyun sıvı halden gas haline dönüşümü reaksiyonu neticesi meydana gelen su kaybı soğumasıdır. Hydrotasyon neticesinde beton içerisinde oluşan sıcaklık ile yüzeyde su kaybı neticesi oluşan soğukluk beton yüzeyinde kılcal çatlaklara sebebiyet verir.
Başlangıçta bu su kaybının 600 gr su/ m² gibi bi yüksek miktara ulaşabildiği dikkate alındığında bunun engellenmesinin önemi ortaya çıkar.

Beton bakım metodları

a- klasik sulama metodu : zeminin sürekli su altında kalması gereklidir, ki bu pratikte imkansızdır, aksi takdirde zemine verilen su buharlaşacak ve yukarıdaki zararlı işlemler, sulanan su buharlaştığında, tekrar başlayacaktır. Ayrıca zemindeki hydrotasyon sıcaklığı dikkate alındığında verilen soğuk suyun şok etkiside dikkate alınmalıdır. Şirketimiz böyle bir bakım yapılmasına karşıdır.
b- Zemine polietilen folyo çekilerek suyun kaybı engellenir. Bu metodda folyonun sürekli ve yeterli zaman boyunca zemine serili kalması gereklidir. Zemin üzerine epoksi kaplama gelecek ise tavsiye edilen bir metoddur.
c- Zemine film tabakası yapacak şekilde kür sürülür. Zemine epoksi kaplama yapılacak ise kürden uzak durulmalıdır.

1m) DERZLER :Derzler, betonarme sisteminde arzu edilen bütünlük (monolitik) özelliği bozduğundan, ayrıca zeminin kullanımı esnasında kırılmalar vs. Gibi deformasyonlara sebep olduğundan , gerektiği yerde, gerektiği kadar yapılmalıdır. Ayrıca derz maliyetleri de dikkate alınmalıdır.
Modern beton teknolojisinde derssiz uygulamalar yapılmaktadır ve firmamızda arzu edilirse derssiz uygulama yapmaktadır.

ÇALIŞMA DERZLERİ: Endüstriyel zemin betonunun bir beton iş gününde tamamlanamaması durumunda, bir sonraki günde atılacak betonla, evvelki beton tabakası arasındaki derzlerdir. İki tabaka arasına klimaflex konulmalı ve dikiş donatıları kullanılmalıdır.

GENLEŞME ( DİLATASYON ) DERZLERİ: Sünme ve termik değişikliklerden oluşan zorlamaları azaltmak amacıyla yapılr. Beton tabakası inşası bitiminden 1- 2 sonra, termik şartlar dikkate alınarak, beton tabakası kalınlığının 1/4 veya 1/3 oranında derinliğe ve
2-3 mm genişliğe sahip derzler derz kesim makinasıyla kesilir. Derz aralıkları yapının durumuna göre tespit edilir.
* derzler kesintisiz ve düz olmalıdır
* kırılmalar olmamalıdır
* mümkün olduğunca kare şeklinde kesilmeli, dikdörtgen olması mecburiyetinde ise, mesala kolon aralıklarından dolayı, derz boyunun uzunluğu, derz eninin uzunluğundan %30 dan fazla olmamalıdır.
* termik değişimlere daha fazla maruz kalacak saha betonlarında, derz aralıkları beton kalınlığının maksimal 32 katı olmalıdır.
* derz aralıklarını mümkün olduğunca uzun tutmaya gayret gösterilmelidir. Bunun için ise büzülmelerden meydana gelecek sürtünmeyi azaltmak için polietilen ayırıcı tabaka kullanılmalı, betondaki agregalar optimal seçilmeli, su çimento oranı % 45 gibi düşük tutularak betonda akışkanlaştırıcı beton katkı malzemeleri kullanılmalı ve gereğinden fazla çimento kullanılmamalıdır. Dilatasyon derzleri kontrol altına alınmış çatlaklardır. Endüstriyel zeminler teknolojisinde bir görüşe göre, bir çok kontrol altına alınmış düz kesilmiş çatlak ( derz ) yerine , derz kesilmeyerek düzensiz daha az çatlak tercih edilmelidir.

DERZ DOLUMU: Kesilen derzlerin ne zaman doldurulacağı önemli bir mesele olup, beton halen rötreye devam ediyor ise, ki bu takriben 6 ay ila 12 ay arası bir zamandır, bu sürede doldurulan derzlerin belirli bir süre sonra tekrar doldurulması gerekebilecektir. Dolaysıyla derzlerin aceleye getirilmeden beklenildikten sonra ve beton zemin inşasında en az 45 gün sonra doldurulmalıdır.